Türkiye’nin Denizleri (Ders Notu)

Türkiye, kuzeyde Karadeniz, kuzeybatıda Marmara Denizi, batıda Ege Denizi ve güneyde Akdeniz ile çevrili bir yarımada ülkesidir. Toplam kıyı uzunluğu yaklaşık 8.333 km’dir ve bu denizler, ülkenin coğrafi konumu nedeniyle stratejik, ekonomik ve ekolojik açıdan büyük önem taşır. Türkiye, üç kıtayı birbirine bağlayan boğazlar sayesinde (İstanbul ve Çanakkale Boğazları) küresel deniz ticaretinin kilit noktalarından biridir. Denizler, balıkçılık, turizm, enerji taşımacılığı ve biyoçeşitlilik açısından vazgeçilmezdir. Ancak, iklim değişikliği, kirlilik, aşırı avlanma ve jeopolitik gerilimler gibi tehditlerle karşı karşıyadır. 2025 itibarıyla, deniz seviyesi yükselişi ve ekosistem kaybı gibi sorunlar artmış olup, sürdürülebilir yönetim politikaları ön plana çıkmıştır.

Türkiye’nin Denizlerinin Karşılaştırmalı Tablosu:

A. Karadeniz

  • Genel Özellikler: Antik Tetis Denizi’nin kalıntısı olan Karadeniz, Türkiye’nin kuzey kıyılarını 1.400 km boyunca kaplar. Yüzölçümü Azak Denizi ile birlikte 461.547 km²’dir. En derin noktası Sinop açıklarında 2.234 m’dir. Tuna, Dinyeper ve Don gibi büyük nehirler tarafından beslenir, bu da yüzey sularını tatlılaştırır.
  • Ekolojik Yapı: Karadeniz’in en çarpıcı özelliği, 200 m derinlikten sonra oksijenin tükenmesi ve hidrojen sülfür (H₂S) gazının hakim olmasıdır; bu, dünyanın en büyük anoksik (oksijensiz) tabakasıdır. Biyoçeşitlilik sınırlıdır, ancak yüzeyde hamsi, istavrit gibi türler boldur. Fitoplanktonlar oksijen üretimine katkı sağlar, ancak habitat kaybı ve invaziv türler sorun yaratır.
  • Ekonomik Rolü: Karadeniz, petrol ve doğalgaz boru hatlarının (örneğin, TANAP) geçtiği stratejik bir enerji koridorudur. Balıkçılık sektörü yılda 500.000 ton av sağlar, turizm ise Karadeniz kıyılarını (Trabzon, Samsun) canlandırır. 2025’te, mavi ekonomi girişimleri (BEStBS) sürdürülebilir balıkçılığı teşvik etmektedir.
  • Riskler: Aşırı avlanma, deniz çöpleri ve iklim değişikliği nedeniyle habitat kaybı artmıştır. Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan kalan mayınlar navigasyon tehdidi oluşturur; 2025’te Türkiye, NATO ile ortak operasyonlar yürütmüştür. Ayrıca, 2018-2024 arası doğa kaybı 1.860 km²’ye ulaşmıştır.

B. Marmara Denizi

  • Genel Özellikler: Tamamen Türkiye sınırlarında yer alan iç denizdir; alanı 11.350 km², en derin yeri Çınarcık Çukuru’nda 1.276 m’dir. İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Karadeniz ve Ege’ye bağlanır. Kuzey Anadolu Fayı nedeniyle deprem riski yüksektir.
  • Ekolojik Yapı: Üst akıntı Karadeniz’den az tuzlu, dip akıntı Akdeniz’den tuzlu sular getirir; bu dinamik sistem biyoçeşitliliği destekler. Ancak, sanayi atıkları oksijen azalmasına yol açar. Marmara Adaları ve Prens Adaları gibi ada grupları endemik türler barındırır.
  • Ekonomik Rolü: Küresel ticaretin %10’u boğazlardan geçer; limanlar (İstanbul, İzmit) ekonomiyi sürükler. Balıkçılık ve turizm önemli, ancak Kanal İstanbul projesi tartışmalıdır.
  • Riskler: Müsilaj (deniz salyası) ve kirlilik kronik sorun; 2025’te iklim değişikliği nedeniyle kıyılarda 1.6 milyon kişi risk altında. Göl kurumaları (186 göl kayboldu) benzer tehditler yaratır. Restorasyon planları (Marmara Watershed Restoration) devrede.

C. Ege Denizi (Adalar Denizi)

  • Genel Özellikler: Binlerce ada (yaklaşık 3.000) nedeniyle “Adalar Denizi” olarak bilinir; alanı 191.000 km², kıyılar girintili-çıkıntılıdır. Türkiye kıyısı 2.800 km uzanır, Yunanistan ile sınır anlaşmazlıkları vardır (karasuları 6-12 mil tartışması).
  • Ekolojik Yapı: Mercan resifleri, süngerler ve deniz çayırları zengin; koruma alanları (MPA’lar) balık stoklarını korur. Ancak, balıkçılık baskısı habitatları tehdit eder.
  • Ekonomik Rolü: Turizm (Bodrum, Çeşme) milyarlarca dolar getirir; balıkçılık ve yelken sporları (Etesien rüzgarları) öne çıkar. Denizcilik rotaları stratejik.
  • Riskler: 2025’te Türkiye’nin deniz planlaması (MSP) haritası, Ege’yi ikiye bölen sınırlar çizmiş; Yunanistan ile gerilim artmış (adalar silahlandırılması). İklim ve aşırı avlanma ek tehditler söz konusu.

D. Akdeniz

  • Genel Özellikler: Tetis kalıntısı; Türkiye kısmı Antalya’dan Hatay’a 1.577 km kıyı. En derin nokta 4.790 m (Matapan). Buharlaşma yüksek, tuzluluk %39’a ulaşır.
  • Ekolojik Yapı: Batık antik kentler (Fethiye, Anamur) ve mercan resifleri bulunur. Biyoçeşitlilik yüksek, ancak plastik kirliliği %80’i etkiler.
  • Ekonomik Rolü: Turizm (Antalya) ekonominin lokomotifi; doğalgaz rezervleri (Doğu Akdeniz) milyarlarca m³ potansiyel taşır. Balıkçılık ve taşımacılık kritik.
  • Riskler: Jeopolitik gerilimler (Yunanistan/Kıbrıs ile gaz arama anlaşmazlıkları) 2025’te tırmanmış. İklim değişikliği deniz seviyesi yükselişi ve siklonlar getirir; enerji bağımlılığı riski artar.
Map of the Mediterranean Sea - GIS Geography

4. Denizlerin ve Okyanusların Önemi ve Tehditler

  • Ekolojik: Fitoplanktonlar oksijenin %70’ini üretir; biyoçeşitliliğin %50’si sularda. Okyanuslar karbon yutağı olarak iklimi dengeler.
  • Ekonomik: Balıkçılık (dünya proteininin %17’si), petrol/doğalgaz, taşımacılık (%90 küresel ticaret), turizm (milyarlarca dolar).
  • Stratejik: “Deniz hâkimiyeti dünya hâkimiyetidir” (Alfred Mahan); boğazlar, kanallar (Süveyş, Panama) güç dengesini etkiler.
  • Riskler: Plastik kirliliği (yılda 8-14 milyon ton), asitleşme (pH düşüşü mercanları öldürür), aşırı avlanma (%33 balık stokları tükenmiş), iklim değişikliği (deniz seviyesi yükselişi 2100’e kadar 1 m, 2025 itibarıyla eriyen buzullar Arktik’i etkiliyor). Türkiye’de: Marmara’da müsilaj, Karadeniz’de invaziv türler sözkonusu.