Kıyılarda Biyoerozyon Şekilleri (Ders Notu)

5.Biyoerozyon Şekilleri

Biyoerozyon, kıyı jeomorfolojisinde önemli bir süreçtir ve canlı organizmaların (hayvanlar, bitkiler ve mikroorganizmalar) kayaçları doğrudan aşındırarak oluşturduğu küçük ölçekli yer şekillerini ifade eder. Bu süreç, özellikle detritik malzeme (kum, çakıl, blok gibi) bulunmayan derin ve kayalık kıyılarda etkili olur. Burada dalgaların mekanik aşındırma (korazyon) için yeterli malzemesi olmadığından, biyolojik ajanlar devreye girer. Biyoerozyon, mekanik (örneğin otlama veya kazma), kimyasal (asit salgılama) veya her ikisinin kombinasyonu yoluyla gerçekleşir. Tropik bölgelerde daha yoğun olsa da, kutuplara yakın soğuk sularda da görülür ve genellikle kireçtaşı gibi karbonatlı kayalarda hızlı ilerler (yılda ≥1 mm erozyon oranıyla). Örneğin, 2 metre genişliğinde bir kaya havuzu veya 1 metre derinliğinde bir çentiğin oluşması 1000 yıldan fazla sürebilir, bu da kıyıların uzun süreli stabilitesini gösterir.

Biyoerozyon yapan başlıca canlılar arasında gastropoda (salyangozlar), lamellibranchiata (midyeler), artropoda (eklembacaklılar), spongia (süngerler) gibi hayvanlar; algler ve likenler gibi bitkiler yer alır. Bu organizmalar, özellikle intertidal (gel-git) bölgede aktiftir ve endolitik (kaya içine gömülü) türler kimyasal erozyona neden olur. Biyoerozyon, kıyı ekosistemlerini etkiler; örneğin mercan resiflerinde hem inşaat (bioconstruction) hem de erozyon rolü oynar.

Başlıca biyoerozyon şekilleri şunlardır :

Sürtünme İzleri (Tracks)

Sürtünme izleri, genellikle otlayan organizmaların (deniz kestaneleri – sea urchins, salyangozlar – limpets) kaya yüzeyinde bıraktığı çizik veya izlerdir. Bu canlılar, beslenirken radula (dişli dil) gibi yapılarıyla kaya yüzeyini sıyırır, alg veya mikroorganizma tabakalarını temizlerken kayayı aşındırır. İzler genellikle düzensiz, zigzag veya dairesel şekillerdir ve intertidal bölgede görülür. Bu şekiller, bioerosion’un erken aşamalarını temsil eder ve zamanla pits’e dönüşebilir. Koruma açısından nadir korunur ve yüksek gel-git seviyesine (MHHW) yakın konumlanır.

Küçük Çukurlar (Pits)

Küçük çukurlar, endolitik mikroorganizmalar (siyanobakteriler, algler) veya küçük hayvanlar (süngerler, midyeler) tarafından oluşan milimetrik ölçekte oyuklardır. Kimyasal olarak asit salgılayarak veya mekanik olarak kazıyarak oluşur. Özellikle kireçtaşı kıyılarda yaygındır ve çukurlar birleşerek daha büyük şekillere yol açar. Bu pits’ler, bioerosion yoğunluğunu ölçmede kullanılır; tropik bölgelerde yılda birkaç mm derinleşebilir. Örnek olarak, Akdeniz kıyılarında siyanobakterilerin neden olduğu pits’ler görülür.

Kaya Havuzcukları (Rock Pools)

Kaya havuzcukları, dalga aşındırma platformlarında (wave-cut platforms) oluşan sığ su birikintileridir. Bioerosion burada weathering (donma-çözülme) ile birleşir; organizmalar (algler, likenler) zayıf noktaları aşındırarak girintiler yaratır. Düşük gel-git sırasında ortaya çıkar ve zengin deniz yaşamına (deniz yıldızları, yengeçler) ev sahipliği yapar. Boyutları 2 metre genişliğe ulaşabilir ve oluşumu binlerce yıl alır. Turizm açısından çekicidir, ancak iklim değişikliğiyle su seviyesi değişimleri etkileyebilir.

Çentikler (Notches)

Çentikler, cliff (falez) tabanında oluşan yatay oyuklardır. Bioerosion burada baskındır; midyeler, süngerler ve siyanobakteriler kayaçları undercut (altını oyma) ederek notch oluşturur. Derinlikleri 1 metreye varabilir ve cliff’in dengesizleşmesine neden olur, sonunda çökme (mass movement) tetikler. Tropiklerden kutuplara kadar görülür, mikrotidal (küçük gel-git) sularda kimyasal erozyonla, yüksek dalgalı bölgelerde mekanikle oluşur. Deniz seviyesi göstergesi olarak kullanılır; örneğin Akdeniz’de mushroom rock (mantar kaya) ile ilişkilidir.

Bioerosion - an overview | ScienceDirect Topics
Photographs of marine notches from the Mediterranean. A ...
Bioerosion - an overview | ScienceDirect Topics

Biyoerozyon, kıyı evriminde kritik rol oynar; hem yıkıcı (erozyon) hem koruyucu (bioprotection – encrustation ile) olabilir. Tropik resiflerde mercanlarla entegredir ve iklim değişikliği (asitleşme) bioerosion’u artırabilir.