Kıyı Birikim Şekilleri (Ders Notu)

3.2.Birikim Şekilleri

Birikim Platformları (Birikim Düzlükleri)

Dalga ve çeşitli akıntılarla kıyıdaki kırıntılı (detritik) unsurların kıyı açığına nakledilip abrazyon platformunun dış kenarında yığılmalarıyla oluşan düzlüklerdir..

Plajlar

Falezlerin önünde ince şeritler şeklinde, kıyı ovalarının kenarlarında ise daha geniş alanlar halinde yer alan birikim şekilleridir.

Kıyı çizgisi boyunca uzanan bu şekiller kum ve/veya çakıllardan meydana gelmekte olup, bu unsurların asıl kaynağını akarsular tarafından karadan kıyıya taşınan alüvyonlar oluşturur. Ayrıca, kaya düşmesi, göçme ve heyelan gibi kütle hareketleri sonucu falezlerin eteğine düşerek dalgaların etkisine giren kütleler ile kıyıda yer alan çöllerden rüzgarlarla taşınan malzeme plajları meydana getirir.

Plajları oluşturan irili ufaklı bu unsurlar, dalgalar tarafından ileri geri hareket ettirildikleri gibi, kıyı çizgisine paralel olarak vana doğru da hareket ettirilirler.

Dalga hareket yolunun kıyı çizgisine dik olduğu durumda, plaj yüzeyinde ilerleyen ve geri çekilen sular unsurların da ileri geri hareket etmelerine neden olur.

Buna karşılık, dalga yönünün kıyı çizgisine verev olduğu durumda unsurlar, önce dalganın ilerlediği yönde, ileriye ve kısmen de yana doğru atılırlar. Sular geri çekilirken geldikleri yolu takip etmezler ve plajın eğimi boyunca en kısa yoldan denize ulaşırlar. Bu sırada, daha önce ileriye doğru taşıdıkları unsurları da beraberlerinde sürüklerler. Böylece, zamanla, kıyı çizgisi boyunca yana doğru bir unsur taşınması meydana gelmiş olur . Enkaz göçü adı verilen bu olay sonucunda, hakim dalga yönünün kıyı çizgisine verev olduğu kıyılarda kıyı boyunca önemli miktarda unsur nakledilmektedir.

1.16: Lab 16 - Coastal Geomorphology - Geosciences LibreTexts

Kıyı Okları ve Kıyı Kordonları

Girintili çıkıntılı kıyılarda, enkaz göçü ve kıyı akıntılarıyla nakledilen kum, çakıl gibi çeşitli boyuttaki unsurlar, girintilerin veya koyların nispeten derin olan ön kısımlarında, hız azalması veya ters akıntıların varlığı gibi nedenlerle, biriktirilirler. Unsurların üst üste yığılmalarıyla oluşan birikintilerin su yüzüne çıkmaları ve aynı zamanda, koyların ağızlarındaki bir burundan karşı buruna doğru uzanmalarıyla ok biçiminde birikim şekilleri gelişir. Bunlara kıyı oku denir.

Bu durumdaki bir kıyı okunun, koyun ağzını kapatacak şekilde gelişmesi ve karşı buna bağlanmasıyla da kıyı kordonu meydana gelir. Kıyı kordonunun oluşumuyla eskiden koy olan kısım, denizden ayrılarak göl haline geçer. Bu göle lagün denir. Diğer bir ifade ile, bu tür lagünler, ağızları kıyı kordonlarıyla kapanarak göl haline dönüşmüş koy veya körfezlere karşılık gelirler.

Kıyı kordonlarının üzerinde genellikle bir gedik bulunur. Bu gedik, okyanus veya denizle lagünlerin bağlantısını sağlar.

Kıyı oklarının ve kıyı kordonlarının karaya veya lagüne bakan kenarları girintili çıkıntılıdır. Bu durum onların gelişimleri sırasında, uç kısımlarının, dalgaların etkisiyle, sürekli olarak iç kısma doğru bükülmelerinden ileri gelir.

Kıyı kordonlarına örnek olarak yurdumuzdaki Küçük Çekmece ve Büyük Çekmece göllerini (lagünlerini) Marmara Denizinden ayıran kıyı kordonları (üzerlerinden E5 Devlet Karayolu geçmektedir), Fethiye’deki Ölüdeniz lagünü’ nü Akdeniz’den ayıran kıyı kordonu gösterilebilir.

C:\Users\pc\AppData\Local\Microsoft\Windows\INetCache\Content.Word\kıyı7.png
unnamed (2)

Kıyı Kumulları :

Kurak ve yarıkurak bölge topografyasında olduğu gibi çeşitli tiplerden meydana gelen kıyı kumulları, deniz tarafından esen rüzgarların taşıma ve biriktirme faaliyetleri sonucu meydana gelirler. Ülkemizde bazı deltalarda, Karaburun, Kilyos ve Şile gibi kıyılarda kıyı kumullarına rastlanılır.

Tombololar :

Kıyı açığında yer alan adaları ana karaya veya adaları birbirlerine bağlayan kıyı oklarına tombolo adı verilmektedir. Bunlar genellikle karadan adaya doğru ilerleyerek onu karaya bağlamışlardır. Bununla beraber adalardan karaya doğru gelişmiş tombololar da vardır. Bağlanma tek bir tombolo ile olabileceği gibi (basit tombolo), iki veya üç tombolo ile de olabilir. Son iki durumda tombololar arasında lagünler yer alır.

Örneğin Fransa’nın güney kıyısında Toulon doğusunda yer alan Giens Adası iki tombolo İle ,İtalya’nın batısında, Toskana kıyılarındaki Monte Argentario Adası ise üç tombolo ile karaya bağlanmıştır.

Tomboloların yurdumuzdaki en güzel örneklerini, Marmara Denizinin güneyindeki Kapıdağ yarımadasını karaya bağlayan Belkıs Tombolosu ile Karadeniz kıyısındaki Sinop Tombolosu meydana getirir.

C:\Users\pc\AppData\Local\Microsoft\Windows\INetCache\Content.Word\kıyı8.png

Deltalar :

Kıyıya sonradan eklenmiş biriktirme şekillerinden olan deltalar, akarsular tarafından kıyıya bol miktarda alüvyon getirilip orada biriktirilmesinin yanısıra, oluşum, gelişim ve şekillenmelerinde dalgalar ve kıyı akıntılarının da rol oynadığı şekillerdir. Akarsuların okyanus veya denizlere döküldükleri ağız kısımlarında meydana gelirler ve basit şekliyle denize doğru delta veya üçgen şeklinde çıkıntı yapan birikim şekilleridir.Deltaların oluşumu için akarsular tarafından bol miktarda malzeme getirilmesi , kıyıların sığ olması ve kıyı akıntılarının fazla etkili olmaması gerekir. Deltalar gelişirken alüvyonlar ileri ve yanlara doğru yayılarak yükselir ve su yüzeyine çıkarlar. Bu oluşum esnasında farklı üç tabaka grubu meydana gelir ; 1- Taban tabakaları, 2- Cephe tabakaları, 3- Üst tabakalardır. Deltalara örnek olarak ülkemizdeki Kızılırmak (Bafra), Yeşilırmak (Çarşamba), Gediz, Büyük Menderes, Göksu, Seyhan-Ceyhan (Çukurova) deltaları ile Nil (Mısır), Mississipi (A.B.D.), Po (İtalya), Tuna (Romanya), Volga (Rusya) deltaları verilebilir.

Atoller (mercan adaları) ve Resifler

Koloniler halinde ve bir yere tutunarak yaşayan mercan adındaki deniz canlılarının kalker iskeletlerinin üst üst yığılması ve su yüzeyine çıkmasıyla meydana gelmiş birikim şekilleridir. Mercanlar sıcaklığı 18 derecenin üzerinde olan sıcak, tuzlu, temiz, hafif çalkantılı ve derinlikleri 60 metreyi geçmeyen sularda yaşadıklarından resifler intertropikal bölge deniz ve okyanuslarında gelişirler. Resiflerin kıyı resifi, set resifi ve atol olmak üzere üç tipi vardır. Kıyı resifleri kıyının bitişiğinde, genellikle volkanik adaların kıyılarına yerleşmiş ve onları çevrelemiş olarak, set resifleri kıyı çizgisinin açığında lagün kenarlarında, atoller ise, okyanus ortasında yer alan, çember, halka veya elips şekilli resiflerdir. Atollerde halkanın ortasında bir lagün bulunur ve bu lagün kendisini kuşatan resifte bulunan gedikler vasıtasıyla okyanusla bağlantılıdır.

Atol, hayatlarını sıcak denizlerde devam ettiren ve mercan ismi verilen deniz hayvanları iskeletlerinin artıklarının yığılması sonucu meydana gelen birikim şekilleridir. Kıyıya yakın set şeklindeki kaya zincirlerine de “resif” ismi verilmektedir.

Atol ve Resifler, sıcaklığı 18 derecenin üstünde olan denizlerde görülmektedir. Bu derecenin altındaki denizlerde bu şekillere rastlanmaz. Bu sıcaklık derecesinde bulunan denizler 35. kuzey, 32. güney paralelleri arasında yer almaktadır

world-map-temperature

Okyanusya’da, Avustralya’nın güneydoğu ve kuzeybatı kıyılarında, Hint Okyanusunda, Afrika ve Amerika kıtalarının doğu kıyı kısımlarında, Endonezya Adaları ile Kızıldeniz’de Akdeniz kıyılarının bazı yerlerinde de mercan resiflerine rastlanmaktadır. Resifler çok az büyürler. Büyüme oranları yılda birkaç milimetre ile üç cm arasında değişmektedir.

Mercanların denizlerde meydana getirdikleri birikim şekilleri üç kısımdır:

Atoller

Bunlar deniz ortasında daireler şeklinde, bazen deniz ortasında büyük yığınlar hâlinde görülür. Çaplarının 60 km’ye ulaştığı görülür.

Set resifleri

Kıyıdan 100-150 metre kadar açıklarda kıyıya paralel olarak uzanırlar. Avustralya’nın kuzeydoğu kıyı açıklarında bulunan ve 2400 km uzunluğunda olan “büyük set” diye isimlendirilen resif çok tipiktir.

Kıyı ve kenar resifleri

Mercanların, hemen karaların kenarlarında kıyı şeridine yerleşmesiyle meydana gelir.

Mercan adası ya da Atol, su yüzüne kadar çıkan yuvarlak mercan iskeletinin istifinden oluşan adacıklardır Çoğunlukla volkanik bir taban üstünde milyonlarca mercan polipinin kalkerli iskeletinden oluşmuştur. Ortasında lagün adı verilen bir göl bulunur. Mercan polipleri ancak duru, ılık ve kirletilmemiş sularda yaşayabildikleri için, dolayısıyla mercan adalarına (atol) yalnızca ekvatorun iki yanındaki 30″ Kuzey enlemi ile 30″ Güney enlemi arasında kalan alanda özellikle de Hint Okyanusu ile Büyük Okyanus’ta rastlanır.

atol

Mercan adası, okyanusların açığında, bazen kıyıdan binlerce kilometre ötede bulunan bir tür mercan kayalığı ya da resifidir. Bütün mercan kayalıkları gibi mercan adaları da, milyonlarca yıl boyunca deniz yatağında üst üste yığılarak biriken milyonlarca mercan iskeletinden oluşur. Aralarındaki tek fark, mercan adalarının açık denizlerde, mercan resiflerinin ise kıyıya yakın olmasıdır. Özellikle Büyük Okyanus ile Hint Okyanusu’nda rastlanan bu oluşumların en yaygın biçimi, ortasında sığ bir lagünün yer aldığı halka ya da at nalı biçimindeki mercan adalarıdır

Atol denen halka biçimi mercanadaların oluşumu başlıca üç evreden geçer. Çöken bir volkanik adanın eteklerinde zamanla kıyı resifleri oluşur Ada çöktükçe, mercan kolonileri ışığa yakın olabilmek için yükselmeye başlar. Sonunda ada sulara gömülür ve geride bir mercan halkası kalır. Bu mercan halkasının bazı bölümleri suyun altında, bazı bölümleri üstünde kaldığından, görünümü, kanallarla birbirinden ayrılmış bir adalar zincirini andırır Dar olan bu kanallardan geçmek tehlikelidir; ama bir kere geçildiğinde, atolün ortasındaki lagün okyanusun güçlü fırtınalarına karşı oldukça güvenli bir liman sağlar.

Atollerin çoğu, kıyıdan uzaklığına ve okyanus fırtınalarının tehlikelerine karşın, yüzyıllarca Polinezyalılar, Mikronezyalılar ve Maldivliler gibi deniz halklarını barındırmıştır. Kıtalarla bağlantısı olmayan bu yalıtılmış ortamlar aynı zamanda ender görülen yabanıl hayvanların ve kuş kolonilerinin yeryüzündeki son barınaklarıdır. Ne var ki, bu uzaklık, bir zamanlar nükleer denemeler için en uygun yer olarak gene atollerin seçilmesine neden olmuştur . Büyük Okyanus’un ortasındaki Kwajalein ile Christmas adaları dünyanın en büyük atolleridir ve ABD’nin stratejik askeri üslerini barındırır.

Büyük Set Resifi Avustralya’nın doğu sahillerinde bulunan Lady Elliot’tan Cape York’a kadar uzanır. Bu sığ kıyı suları bölgesi hem biyolojik, hem jeolojik hem de sunduğu manzaralar açısından zengin türlere ev sahipliği etmesi ile dünyanın önemli doğal harikalarından biri olmuştur. Dünya mirası ve deniz parkı olarak anılmaya başlanması güzel ama kırılgan alan açısından hayati bir öneme sahiptir.

Büyük Set Resifi’nin (Great Barrier Reef) bugünkü görüntüsünü borçlu olduğu ,deniz hayvanları yanı sıra öncelikle mercan polipleridir. Bu küçük ,ilkel canlılar geniş koloniler halinde yaşarlar. Mercan aslında kireçtaşı bir iskelete ve yumuşak bir beden sahip olan ve resifin ana yapı malzemesini üreten bir organizmadır. Canlı bir resif binlerce yıllık yaşamın ve ölümün bir ürünüdür. Ana kütlesi poliplerin önceki kuşakların boş iskeletleridir.

C:\Users\pc\AppData\Local\Microsoft\Windows\INetCache\Content.Word\kıyı10.png