Dersin Amacı: Bilimsel düşüncenin haritasını çıkararak, coğrafyada ve diğer alanlarda doğru bilgiye ulaşmanın, onu analiz etmenin ve raporlamanın düzenli yollarını öğrenmektir.
- Yöntembilim, bilimsel araştırmaların temel yol haritasını çizer ve coğrafya gibi disiplinlerde sistematik bir yaklaşım sunar.
- Bilim, evreni anlamaya yönelik düzenli ve gözleme dayalı bir süreçtir; coğrafyada bu, doğal ve toplumsal olayların incelenmesini içerir.
- Bilimsel bilginin niteliği, nesnel, değişime açık ve genelleyici bir yapıya sahiptir, bu da coğrafi araştırmalarda rehber bir rol oynar.
I. YÖNTEMBİLİM, BİLGİ VE BİLİMİN TANIMI
A. Bilimsel Bilginin Özellikleri:
Coğrafi bilgi, yeni veri akışlarına uyum sağlayan bir nehir yatağı gibi, kümülatif ve gelişen bir sistem olarak açıklanabilir. Belirli nitelikler şunlardır:
Nesnel (Nesnel) ve Görgül (Deneysel): Coğrafyadaki bilimsel bilgi, ormansızlaşma uydu görüntüleri veya nüfus değişimlerine ilişkin nüfus sayımı verileri gibi gözlemlenebilir kanıtlara dayanır ve araştırmacının öznel önyargısından uzak, nesnelliği garanti altına alan bir şekilde sunulur.
İzafi (Göreceli) ve Değişime Açık (Değişime Açık): Bilimsel bilgi, mutlak gerçekler sunmak yerine yeni keşiflerle gelişir. Örneğin, okyanus akıntılarının erken modelleri, gelişmiş hidrodinamik çalışmalarla geliştirilmiştir.
Genelleyici (Genelleyici): Bu nitelik, tek bir patlama yerine tektonik bir plaka boyunca volkanik aktiviteyi incelemek gibi, izole olaylar yerine daha geniş kalıplara odaklanır.
Sistemli ve Mantıksal: Yağış düzenleri ve nehir akış hızları gibi farklı gözlemleri, havza yönetimi gibi tutarlı bir teoriye entegre ederek mantıksal tutarlılığı sağlar ve çelişkilerden kaçınır.
Bu yapılandırılmış yaklaşım, coğrafyacılara kendi alanlarının çok yönlü zorluklarını keşfetmeleri ve ele almaları için sağlam bir metodoloji sağlar. Ayrıca, coğrafyacıların alanlarının karmaşık zorluklarını güvenle ve hassasiyetle araştırmalarına ve ele almalarına olanak tanır.
B. Yöntembilim (Metodoloji):
Yöntembilim, bir bilimsel araştırma sürecinin sahip olması gereken davranış, tutum ve teknikleri araştıran, başlı başına bir bilim dalıdır2. O, elinizdeki bir harita gibi, araştırmanın nasıl yapılması gerektiğini inceler. Mevcut yöntemlerin pratik faydalarını, kabul ettikleri varsayımları ve hangi koşullarda uygulanacağını gösteren, adeta “Bilimin Bilimi” ve Bilim Felsefesinin bir uzantısıdır.
Yöntembilim veya metodoloji, özellikle coğrafyada bilimsel araştırma için gerekli olan davranışları, tutumları ve teknikleri inceleyen eleştirel bir disiplin olarak tasvir edilir. Araştırmacılara, coğrafi çalışmaları karakterize eden hem fiziksel hem de beşeri çeşitli manzaralar arasında rehberlik eden bir yol haritası görevi görür. Bu alt bölüm, yöntembilim’in çeşitli yöntemlerin pratik uygulamalarını, dayandıkları varsayımları ve en etkili oldukları belirli koşulları değerlendirdiğini vurgulamaktadır. Bir bölge üzerindeki iklim etkilerini inceleyen bir coğrafyacı için yöntembilim, saha araştırmalarının mı yoksa uzaktan algılama verilerinin mi daha uygun olduğunu belirleyebilir. “Bilimin bilimi” olarak adlandırılan ve bilim felsefesinin bir uzantısı olan bu yaklaşım, coğrafi araştırmaların titizlikle ve tekrarlanabilir bir şekilde yürütülmesini, dünyanın karmaşık sistemlerinin incelenmesinin kendine özgü zorluklarına uyum sağlamasını sağlar.
C. Bilim:
Bilim, evreni anlama ve tanımlama gayreti, doğru düşünme ve doğruyu araştırma sürecidir. Yaşadığımız ortamlarda ortaya çıkan veya çıkabilecek sorunları anlamak, yorumlamak ve çözüm önerileri sunmak için yapılan düzenli çalışmaların tamamıdır.
Bilim, evreni anlamak ve tanımlamak için sistematik bir çaba olarak tanımlanır ve coğrafya ile çevresel ve toplumsal sorunları gözlemleme, yorumlama ve ele alma gibi önemli bir ilişki içindedir. Belge, Türk Dil Kurumu’nun (TDK) bilimi “evrenin bir bölümünü özne olarak seçen, deneysel yöntemlere ve gerçekliğe dayanarak yasalar türeten yapılandırılmış bir bilgi bütünü” olarak tanımlayan tanımıyla örtüşmektedir. Coğrafyada bu, nehir havzası dinamikleri veya kentsel genişleme gibi olguların deneysel kanıtlarla incelenmesinde kendini gösterir. Anlama, açıklama ve kontrol etme gibi temel amaçlar, ormansızlaşma veya sel yönetimi gibi coğrafi sorunların ele alınmasında hayati önem taşır ve bilimi hem analiz hem de pratik çözümler için dinamik bir araç olarak konumlandırır.
Bilimin temel işlevleri; yaşadığımızı anlama, açıklama ve kontrol etmedir.
Tablo: 1. Coğrafyada Bilimsel Bilgi Özelliklerinin Özeti
II. BİLGİNİN VE BİLİMİN TEMEL YAPILARI:
A. Bilginin Kaynağı:
- Rasyonalizm (Akılcılık): Bilgi kaynağı olarak aklı esas alır. Bilgi, zihinsel çıkarımlar yoluyla elde edilir ve gözleme yer verilmez. (Zihinsel haritalarımızla yapılan çıkarımlar).
- Ampirizm (Deneycilik): Bilginin kaynağı olarak duyu ve deneyimleri esas alır. İdeal bilgi, olgusal nitelikteki bilimdir. (Arazi gözlemleri ve ölçümlerimiz).
B. Bilim Grupları: Araştırma Alanları
- Aksiyomatik Bilimler (Matematik/Mantık): Önceden doğru sayılan bilgilerden yola çıkarak tümdengelim yöntemi ile bilgi üretir. Kesinlik vardır, ancak önermeler soyuttur.
- Pozitif Bilimler (Doğa/Toplum):Tümevarım yöntemiyle tek tek olgular arasındaki ilişkileri inceler ve genellemelere ulaşır22.
- Doğa Bilimleri: Canlı ve cansız varlıkları (Fizik, Kimya, Jeomorfoloji) konu alır.
- Toplum Bilimleri: Toplumsal nitelikli olayları (Sosyoloji, Tarih, Ekonomi) hedefler.
Bilgi ve bilim, insanlığın doğayı, toplumu ve evreni anlamasını sağlayan temel araçlardır. Coğrafya disiplini bağlamında, bu yapılar yalnızca soyut kavramlar değil, yeryüzünün mekânsal ilişkilerini, doğal süreçlerini ve insan-çevre etkileşimlerini inceleyen pratik araçlar haline gelir. Coğrafya, fiziki (doğal) ve beşeri (insani) unsurları bir araya getirerek, bilginin nasıl üretildiği, sınıflandırıldığı ve bilimsel yöntemlerle nasıl doğrulandığı üzerine odaklanır. Aşağıda, bu temel yapılar coğrafya perspektifinden detaylı olarak açıklanmıştır.
C. Bilginin Tanımı ve Türleri
Bilgi, gözlem, deneyim ve akıl yürütme yoluyla elde edilen güvenilir verilerdir. Coğrafyada bilgi, yeryüzünün fiziksel özelliklerinden (dağlar, iklim bölgeleri, nehir sistemleri) insan faaliyetlerine (kentleşme, göç, tarım) kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.
- Ampirik (Deneysel) Bilgi: Gözlem ve ölçümle elde edilir. Örneğin, bir coğrafyacı, uydu görüntüleri (GIS – Coğrafi Bilgi Sistemleri) kullanarak bir bölgenin orman örtüsündeki değişimi ölçer. Bu, saha çalışmaları, harita analizi veya iklim istasyonlarından alınan verilerle desteklenir.
- Teorik Bilgi: Gözlemleri açıklayan genellemelerdir. Coğrafyada, “iklim değişikliğinin kutup buzullarını eritmesi” gibi teoriler, küresel ısınma modelleriyle (örneğin, IPCC raporları) desteklenir.
- Pratik Bilgi: Uygulamaya yönelik olup, coğrafyada afet yönetimi (deprem risk haritaları) veya sürdürülebilir kalkınma planlarında (su kaynaklarının dağılımı) kullanılır.
Coğrafya, bilginin mekânsal boyutunu vurgular: “Nerede?” sorusu, bilginin konum, dağılım ve ilişki analiziyle bütünleşir.
D. Bilimin Temel Unsurları
Bilim, sistematik yöntemlerle bilgi üreten bir süreçtir. Coğrafya bilimi, pozitivist (nicel) ve hermeneutik (nitel) yaklaşımları birleştirir; örneğin, istatistiksel modellerle (nüfus yoğunluğu haritaları) ve kültürel yorumlarla (yerel halkın çevre algısı).
- Hipotez ve Teori: Hipotez, test edilebilir bir öngörüdür. Coğrafyada örnek: “Şehirleşme, nehir kirliliğini artırır.” Bu, su numuneleri ve uydu verileriyle test edilir. Teori ise doğrulanmış hipotezlerin bütünüdür; örneğin, “Plaka Tektoniği Teorisi” deprem dağılımını açıklar.
- Yöntem ve Paradigma: Bilimsel yöntem, gözlem → hipotez → deney → sonuç → doğrulama aşamalarını içerir. Coğrafyada:
- Nicel Yöntemler: İstatistik, modelleme (örneğin, iklim simülasyonları ile kuraklık tahminleri).
- Nitel Yöntemler: Röportajlar, etnografya (örneğin, göçmen toplulukların mekânsal adaptasyonu). Paradigma, baskın düşünce çerçeveleridir; coğrafyada “çevreci paradigma” (insan-çevre dengesi) veya “küresel paradigma” (küreselleşme etkileri) öne çıkar.
- Objektiflik ve Yanlılık: Bilim, önyargılardan arınmayı hedefler. Coğrafyada, veri kaynaklarının (örneğin, hükümet istatistikleri) kültürel veya siyasi yanlılığını eleştirel analiz etmek esastır.
E. Coğrafya Disiplininde Bilgi Üretimi ve Bilimsel Süreç
Coğrafya, bilimi interdisipliner kılar: Jeoloji, sosyoloji, ekonomi ile entegre olur. Bilgi üretimi şu adımlarla gerçekleşir:
- Sorun Tespiti: Mekânsal bir sorun belirlenir (örneğin, çölleşme Afrika’da tarımı nasıl etkiliyor?).
- Veri Toplama: Saha araştırması (GPS ile konum belirleme), uzaktan algılama (Landsat uyduları), arşivler (tarihi haritalar).
- Analiz ve Modelleme: GIS yazılımlarıyla katmanlı haritalar oluşturulur; örneğin, nüfus + topoğrafya + iklim katmanları erozyon riskini modeller.
- Yorum ve Genelleme: Bulgular, sürdürülebilirlik ilkeleriyle yorumlanır (örneğin, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri bağlamında).
- Doğrulama ve Yayın: Peer-review dergilerde (örneğin, Annals of the Association of American Geographers) paylaşılır; tekrarlanabilirlik sağlanır.
F. Bilimin ve Bilginin Coğrafyadaki Önemi ve Sınırlılıkları
- Önemi: Coğrafya, küresel sorunlara (iklim değişikliği, göç krizleri) mekânsal çözümler üretir. Örneğin, “yeşil koridorlar” ile biyoçeşitlilik korunur.
- Sınırlılıkları: Veri eksikliği (uzak bölgelerde), ölçek sorunları (yerel vs. küresel) ve etik ikilemler (yerli halkların veri gizliliği). Coğrafyacılar, bu sınırlılıkları eleştirel coğrafya yaklaşımıyla aşar.
Sonuç olarak, coğrafya bağlamında bilgi ve bilim, statik yapılar değil, dinamik süreçlerdir. Yeryüzünü anlamak, sürdürülebilir bir gelecek için bu yapıları etkin kullanmayı gerektirir. Bu temel yapılar, coğrafya öğrencilerine hem teorik derinlik hem de pratik beceri kazandırır.
III. BİLİMSEL ARAŞTIRMA SÜRECİ:
A. Araştırmanın Doğuşu ve Amacı
“Bilim Soru Sormakla Başlar”. Bilimsel araştırmayı başlatan temel faktör meraktır.
Araştırmanın Amacı, sadece bilgi üretme değil, aynı zamanda:
- Bir sorunu çözmek (geliştirilmeye ihtiyaç duyan sayısız soruna çözüm bulmak).
- Yeni bir ürün veya yöntem ortaya koymak (örn. cep telefonunun icadı veya ışın tedavisi geliştirmek).
- İnsanlığa faydalı olmaktır.
B. Araştırmanın Süreci
Bilimsel araştırma süreci, sistematik bir yaklaşımla bilgi üretme, sorunları çözme ve hipotezleri doğrulama yöntemidir. Coğrafya disiplini açısından bu süreç, yeryüzünün mekânsal dinamiklerini (doğal süreçler, insan etkinlikleri ve çevre etkileşimleri) anlamak için vazgeçilmezdir. Coğrafi araştırmalar, fiziki (jeomorfoloji, klimatoloji) ve beşeri (kent coğrafyası, nüfus coğrafyası) boyutları entegre ederek, “nerede, neden ve nasıl” sorularına yanıt arar. Bu süreç, pozitivist (nicel veri odaklı) ve post-pozitivist (nitel yorum odaklı) yaklaşımları birleştirir; örneğin, GIS (Coğrafi Bilgi Sistemleri) ile istatistiksel analizler ve saha etnografyası birlikte kullanılır. Aşağıda, bilimsel araştırma süreci coğrafya perspektifinden adım adım detaylandırılmıştır.
1. Sorun veya Araştırma Konusunun Belirlenmesi
Araştırma, gerçek dünya sorunlarından doğar. Coğrafyada bu, mekânsal bir eşitsizlik veya değişimle başlar:
- Örnek: “Akdeniz Bölgesi’nde iklim değişikliği tarımsal verimliliği nasıl etkiliyor?”
- Adımlar:
- Literatür taraması: Önceki çalışmalar (IPCC raporları, ulusal iklim modelleri) incelenir.
- Gözlem ve ön saha çalışması: Uydu görüntüleri (MODIS verileri) veya yerel çiftçi röportajlarıyla sorun tanımlanır.
- Araştırma sorusu formülasyonu: Spesifik, ölçülebilir ve mekânsal olmalı (örneğin, “Kuraklık indeksi ile buğday verimi arasındaki ilişki nedir?”).
- Coğrafi Özgünlük: Mekân, zaman ve ölçek boyutları vurgulanır; yerel (köy seviyesi) ile küresel (Akdeniz Havzası) karşılaştırmalar yapılır.
2. Hipotez Oluşturma ve Amaçların Belirlenmesi
Hipotez, test edilebilir bir öngörüdür; coğrafyada nedensellik ve mekânsal ilişkileri içerir.
- Hipotez Örneği: “Sıcaklık artışı %1 oranında arttıkça, tarım arazilerinde verim kaybı %5 oranında yükselecektir.”
- Amaçlar:
- Genel: İklim-tarım etkileşimini anlamak.
- Özel: Belirli bir bölgede (örneğin, Antalya ovaları) veri toplamak ve modellemek.
- Teorik Çerçeve: Plate tektoniği, merkezi yer teorisi veya sürdürülebilir kalkınma modelleri gibi coğrafi teorilerle desteklenir.
3. Literatür Taraması ve Teorik Temel
Geçmiş çalışmaları sentezlemek, boşlukları belirlemek için zorunludur.
- Kaynaklar: Akademik dergiler (Journal of Geographical Sciences), kitaplar (Harvey’in mekân teorileri), veri tabanları (Web of Science, Google Earth Engine).
- Coğrafi Uygulama: Tarihsel haritalar (Osmanlı tapu kayıtları) ile güncel veriler karşılaştırılır; örneğin, orman kaybının zamansal evrimi.
- Eleştirel Yaklaşım: Kaynakların yanlılığını (örneğin, hükümet raporlarının siyasi etkisi) değerlendirilir.
4. Yöntem ve Tekniklerin Seçimi
Coğrafya, interdisipliner yöntemler kullanır:
- Veri Toplama Yöntemleri:
- Nicel: Uzaktan algılama (Landsat uyduları ile NDVI – Normalleştirilmiş Bitki Örtüsü İndeksi), GPS ölçümleri, istatistiksel örnekleme (rastgele katmanlı örnekleme).
- Nitel: Saha gözlemleri, odak grup görüşmeleri (köylülerin iklim algısı), fotoğrafik analiz.
- Karma: GIS ile katmanlı haritalama (iklim + toprak + nüfus katmanları).
- Araçlar: ArcGIS, QGIS yazılımları; drone’lar ile topoğrafik haritalama; iklim istasyonları (meteoroloji verileri).
- Etik Hususlar: Yerel toplulukların onayı (informed consent), veri gizliliği (GDPR benzeri kurallar).
5. Veri Toplama ve Saha Çalışması
Pratik aşama; coğrafyada saha vazgeçilmezdir.
- Adımlar:
- Pilot çalışma: Küçük ölçekte test (örneğin, bir köyde anket).
- Tam saha: Transect yürüyüşleri (bitki örtüsü boyunca kesit analizi), su numuneleri alma.
- Zorluklar ve Çözümler: Erişilemez bölgelerde (dağlık alanlar) drone veya uydu kullanımı; mevsimsel değişimler için uzun vadeli izleme.
6. Veri Analizi ve Yorumlama
Veriler işlenir ve anlamlandırılır.
- Nicel Analiz: İstatistik yazılımları (SPSS, R) ile korelasyon, regresyon (örneğin, iklim verileri ile verim modeli).
- Nitel Analiz: İçerik analizi, tematik kodlama (röportaj transcript’leri).
- Mekânsal Analiz: Overlay teknikleri (GIS’te katman birleştirme), hotspot analizi (suç veya hastalık dağılımı).
- Modelleme: Simülasyonlar (SWAT modeli ile su kaynakları tahmini); senaryo analizi (RCP iklim senaryoları).
7. Bulguların Değerlendirilmesi ve Sonuç Çıkarma
- Doğrulama: Hipotez testi (p-değeri <0.05 için istatistiksel anlamlılık); tekrarlanabilirlik.
- Yorum: Mekânsal paternler açıklanır (örneğin, “Kıyı bölgelerinde verim kaybı iç kesimlere göre daha yüksek çünkü…”).
- Sınırlılıklar: Örneklem büyüklüğü, veri doğruluğu; genelleme sınırları (yerel bulguların küresel uygulanabilirliği).
8. Raporlama, Yayın ve Uygulama
- Rapor Yapısı: Giriş, yöntem, bulgular, tartışma, sonuç (IMRAD formatı).
- Yayın: Dergiler (Coğrafi Bilimler Dergisi), konferanslar (ICG – Uluslararası Coğrafya Kongresi).
- Uygulama: Politika önerileri (örneğin, tarım sigortası haritaları); karar vericilere sunum (belediyeler, Çevre Bakanlığı).
- Geri Bildirim: Araştırma döngüsü; yeni sorular doğurur (örneğin, adaptasyon stratejileri).
Coğrafya Araştırmasında Genel İlkeler ve Önemi
- İlkeler: Objektiflik, tekrarlanabilirlik, interdisiplinerlik; etik (çevreye zarar vermemek).
- Önemi: Küresel sorunlara mekânsal çözümler (BM SKH’ler: Hedef 13 – İklim Eylemi); afet risk azaltma (deprem zon haritaları).
- Sınırlılıklar: Maliyet (saha ekipmanı), zaman (uzun vadeli izleme), belirsizlik (iklim modellerindeki varyasyon).
C. BAŞLICA ARAŞTIRMA TÜRLERİ
- Deneysel Araştırma: Değişkenlerin ve etkenlerin denetlenebildiği, sonucun izlendiği araştırma yöntemidir. Sadece laboratuvarda değil, mümkün olan tüm çevre ve ortamlarda kullanılır.
- Tanıtıcı Araştırmalar: Durum veya olayların genel niteliklerini belirlemeyi amaçlar. Genelde neden-sonuç ilişkilerini gözlemlemek değil, mevcut durumu ortaya koymaktır. (Monografiler, Tarihsel araştırmalar).
- Alan Araştırmaları: İncelemenin varlıkların doğal ortamlarında yapılması anlamına gelir. Hipotez doğrulamaktan çok, hipotez oluşturmaya yöneliktir. (Coğrafyanın en sık kullandığı yöntem).
- İstatistik Araştırmaları: İstatistik biliminin tekniklerinin kullanıldığı, hem fen hem de sosyal bilimlerde kullanılabilecek araştırma türüdür.
- Anket Araştırmaları: Belirli konularda kişilerin görüşlerini almak amacıyla uygulanır. Alan araştırmaları olarak da adlandırılır.
Sonuç olarak, coğrafyadaki bilimsel araştırma süreci, teoriden pratiğe uzanan dinamik bir döngüdür. Bu süreç, yeryüzünü sürdürülebilir kılmak için coğrafyacılara analitik düşünme, teknolojik ustalık ve eleştirel bakış sağlar. Her araştırma, mekânsal adaleti ve çevre dengesini güçlendiren bir adımdır.