5. Birikim Şekilleri (Depolama)
Buzullar, aşındırma süreçlerinde kopardıkları materyalleri (kaya parçaları, çakıl, kum, kil) taşır ve erime bölgelerinde biriktirir. Bu birikintilere genel olarak “moren” (till) denir. Birikim şekilleri, buzulun erime (ablasyon) hızı, su akışı ve topoğrafya gibi faktörlere bağlı olarak oluşur. Buzullar, aşındırma kadar birikim yoluyla da yeryüzünü şekillendirir; bu şekiller, geçmiş buzul dönemlerinin (Pleistosen) iklim rekonstrüksiyonunda önemli kanıtlardır.
Birikim süreçleri iki ana gruba ayrılır: Buzulun doğrudan bıraktığı tabakalaşmamış depolar (morenler) ve erime sularının etkisiyle oluşan tabakalaşmış depolar (fluvioglasiyal). Aşağıda bu gruplar detaylı olarak ele alınmıştır.
5.1.Tabakalaşmamış Depolar (Morenler)
Buzulun doğrudan taşıyıp bıraktığı, heterojen (farklı boyutlarda) ve tabakalaşmamış (düzensiz) yığınlardır. Malzeme, buzulun tabanında, kenarlarında veya üstünde taşınır ve erimeyle bırakılır. Morenler, buzulun sınırlarını ve ilerleme/gerileme tarihini gösterir. Bileşimleri, aşındırılan kayaların tipine göre değişir; genellikle kil, kum, çakıl ve büyük bloklar içerir.
- Taban Morenleri (Ground Moraine): Buzulun tabanında taşınan ve altına bırakılan düzensiz yığınlardır. Buzul eriyince geniş ovalar oluşturur. Kalınlıkları birkaç metreden onlarca metreye ulaşabilir.
- Yan Morenler (Lateral Moraine): Buzulun yanlarında, vadi duvarlarından düşen materyallerle oluşan sırt şeklindeki birikintilerdir. Buzul eriyince vadi kenarlarında uzun tepeler bırakır.
- Orta Morenler (Medial Moraine): İki yan buzulun birleşmesiyle oluşan, buzulun ortasında uzanan çizgisel birikintilerdir. Birden fazla birleşme olursa paralel orta morenler görülür.
- Cephe (Terminal) Morenleri: Buzulun ön ucunda, maksimum ilerleme noktasında oluşan yarım ay biçimli yığınlardır. Buzul gerileyince bu morenler, buzulun eski sınırını işaret eder. Birden fazla terminal moren varsa, buzulun dalgalı ilerlemesini gösterir.
- Ablasyon Morenleri: Buzulun üst yüzeyinde erimeyle biriken, genellikle ince taneli materyallerdir. Buzul eriyince taban morenlerine karışabilir.

- Drumlin: Taban morenlerinin buzul hareketiyle şekillendirilmesiyle oluşan, kaşık tersi (elipsoidal) tepelerdir. Uzun eksenleri buzul hareket yönünde olup, gelen taraf yatık, giden taraf dik ve sivridir. Boyutları 10-50 m yükseklik, 100-1000 m uzunluktadır. Sürüler halinde (drumlin field) görülür; örneğin Kuzey Amerika’da yaygın. Buzul hızı ve basıncıyla oluşur, iklim rekonstrüksiyonunda kullanılır.
5.2.Tabakalaşmış Depolar (Fluvioglasiyal)
Buzul erime sularının (meltwater) taşıyıp biriktirdiği, tabakalaşmış ve sınıflanmış (boyutlarına göre ayrılmış) birikintilerdir. Su akışı nedeniyle daha düzenli ve yuvarlak tanelidir. Bu şekiller, buzulun erime sahasında (ablasyon alanı) ve önünde oluşur; nehir yatakları gibi davranır.

- Kameler (Kame): Buzulla temas halinde, erime sularının biriktirdiği konik veya düzensiz tepelerdir. Buzul çatlaklarında veya kenarlarında oluşur. Boyutları birkaç metreden 100 m’ye ulaşır; delta kameleri (kame deltaları) buzul göllerinde görülür. Örnek: Alaska-Malaspina Piedmont buzulu etekleri.
- Eskerler: Buzul altındaki tünellerde (subglacial streams) akan suların bıraktığı uzun, kıvrımlı sırtlar veya yılan benzeri birikintilerdir. Uzunlukları km’lerce olabilir, yükseklikleri 5-50 m’dir. Buzul eriyince ters relief (ters topoğrafya) oluşturur; örneğin İskandinavya’da yaygın.


- Kettle/Söl (Kettle Hole): Buzul erirken gömülü buz bloklarının erimesiyle oluşan çukurlardır. Çevre birikintiler çöker, su dolu göller (kettle lakes) bırakır. Çapları 10 m’den km’lere ulaşır; örneğin Minnesota’da binlerce kettle lake var.
- Sander Ovaları (Outwash Plains/Sandur): Buzul önünde, erime sularının yayıldığı geniş, düz ovalardır. Braided nehirler (dallanmış akarsular) ile oluşur; kaba materyal yakında, ince uzakta birikir. Genişlikleri km’lerce olabilir; örneğin İzlanda’da sandur’lar tarım için kullanılır.

- Varvlı Depolar: Buzul göllerinde (proglacial lakes) biriken ince tabakalı (varve) çökellerdir. Her varve çifti (koyu kış tabakası + açık yaz tabakası) bir yılı temsil eder. Kalınlıkları mm’den cm’ye değişir; paleoklimatoloji için kullanılır (örneğin İsveç’te 13.000 yıllık varve kronolojisi).

Bu birikim şekilleri, buzul sonrası peyzajı belirler ve tarım, su kaynakları ile jeoturizm açısından değerlidir. Türkiye’de Pleistosen morenleri Uludağ gibi dağlarda görülür.